Bir Mum, Sıcak Bir Kupa ve Huzur: Hygge
Sonbahar geldiğinde evde daha fazla zaman geçirmek, bir battaniyeye sarılıp film izlemek, en sevdiğin kupada sıcak bir içecek içmek ve dışarıdaki serin havayı camın ardından izlemek daha bir güzel geliyor. İşte tüm bu küçük ama güzel anların bir karşılığı var: Hygge.
Danimarka kültüründen dünyaya yayılan hygge, aslında yalnızca bir dekorasyon trendi ya da evini mumlarla doldurmak değil. Daha çok hayatın küçük anlarından keyif almayı, kendine huzurlu alanlar yaratmayı ve sevdiklerinle geçirilen zamana değer vermeyi anlatan bir yaşam anlayışı.
İçindekiler
Hygge Tam Olarak Ne Demek?
Hygge kelimesinin Türkçede tek bir karşılığı bulunmuyor. Çünkü hygge bir nesneden veya tek bir aktiviteden çok bir his.
Kendini rahat, güvende, huzurlu ve iyi hissettiğin anları düşün. Yağmurlu bir günde battaniyenin altında kitap okumak, arkadaşlarınla uzun bir akşam yemeğinde sohbet etmek, sevdiğin bir şarkıyı dinlerken kahveni yudumlamak…
Bunların hepsi hygge hissinin bir parçası olabilir.
Aslında hygge, “daha fazlasına sahip olmak” yerine elimizde olan güzel şeylerin farkına varmakla ilgili.
Hygge Neden Özellikle Sonbaharda Güzel?
Hygge denince akla çoğunlukla sıcak ve rahat bir ev, yanan mumlar, kalın çoraplar ve sıcak içecekler geliyor. Bunun bir nedeni de Danimarka’nın uzun ve karanlık kışları.
Havaların soğuduğu dönemlerde dışarıdaki hareketlilik azalırken evler daha önemli bir yaşam alanına dönüşüyor. Dolayısıyla sıcak, rahat ve huzurlu bir ortam yaratmak günlük hayatın önemli bir parçası haline geliyor.
Türkiye’de de özellikle sonbahar ve kış ayları hygge için harika bir bahane olabilir.
Evinde Hygge Hissi Yaratmanın 5 Küçük Yolu
1. Işıkları Biraz Kıs
Hygge’nin en önemli parçalarından biri yumuşak ve sıcak bir atmosfer yaratmak. Büyük ve güçlü ışıklar yerine loş aydınlatmalar, küçük lambalar ve mumlar kullanarak bulunduğun ortamı daha sakin bir hale getirebilirsin.
2. En Sevdiğin Köşeyi Yarat
Hygge için koca bir ev ya da büyük bir değişiklik gerekmiyor.
Koltuğunun bir köşesine yumuşak bir battaniye, yanına sevdiğin bir kitap ve sıcak içeceğini koyabileceğin bir kupa bile yeterli. Önemli olan kendini iyi hissettiğin küçük bir alan yaratmak.
3. Telefonu Bir Kenara Bırak
Bazen hygge, hiçbir şey yapmamakla da ilgili.
Bir akşam telefonu biraz daha erken bırakıp müzik dinleyebilir, kitap okuyabilir veya sadece pencerenin kenarında oturabilirsin. Günün geri kalanından birkaç dakikayı kendine ayırmak bile iyi gelebilir.
4. Sevdiklerinle Sofrayı Uzat
Hygge sadece yalnız geçirilen sakin anlardan ibaret değil.
Arkadaşlarınla yapılan uzun bir sohbet, aileyle yenilen akşam yemeği veya birlikte oynanan bir kutu oyunu da hygge’nin önemli bir parçası. Burada amaç mükemmel bir sofra hazırlamak değil; birlikte geçirilen zamanın tadını çıkarmak.
5. Küçük Anıları Görünür Kıl
Bazen bizi en çok mutlu eden şeyler büyük anlar değil, küçük hatıralar oluyor.
Birlikte çekilmiş bir fotoğraf, eski bir tatilden kalan küçük bir anı veya sevdiğin birinin sana verdiği bir not… Bu anıları evinde görünür kılmak, günlük hayatın içinde güzel anları yeniden hatırlamanın en tatlı yollarından biri.
Bir fotoğrafı çerçevelemek, sevdiğin anıları bir albümde toplamak ya da günlük hayatta kullandığın bir ürünü sana özel bir fotoğrafla kişiselleştirmek bile evine kendi hikayenden küçük parçalar ekleyebilir.
Hygge Daha Yavaş Yaşamakla İlgili
Günlük hayatın koşturmacasında sürekli bir sonraki işi düşünürken içinde bulunduğumuz anı kaçırabiliyoruz.
Hygge ise biraz durmayı hatırlatıyor.
Kahveni içerken sadece kahveni içmek, arkadaşınla konuşurken telefonuna bakmamak, yağmuru izlerken başka bir şey yapmaya çalışmamak…
Yani hygge, aslında anı biraz daha fark ederek yaşamak.
Mutluluk Her Zaman Büyük Şeylerde Değil
Hygge’nin en güzel taraflarından biri de çok ulaşılabilir olması.
Yeni bir şey satın almak, büyük bir plan yapmak veya hayatını tamamen değiştirmek gerekmiyor. Bazen sevdiğin bir şarkı, sıcak bir kupa, güzel bir fotoğraf, yumuşak bir battaniye veya sevdiğin insanlarla geçirilen uzun bir akşam yeterli.
Belki de hygge’nin bize hatırlattığı en güzel şey şu:
Hayatı güzelleştiren şeylerin bazıları zaten elimizde. Sadece onları fark etmek için biraz yavaşlamamız gerekiyor.
Daha fazlası için Sosyopix Blog’u takip etmeyi unutma! Unutma, Sosyopix seni seviyor!







